Çevre ve Geleceğimiz

   Çevre, canlıların hayatları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak birbirlerini etkiledikleri biyolojik, fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamdır. Kısacası, canlıları etkileyen dış tesirlerin tümüne çevre denir. İnsanın evi, bahçesi, soluduğu hava, içtiği su, içinde yaşadığı şehir, beraber yaşadığı insanlar ve toplumun bütün fertleri tarafından paylaşılan denizler, göller, nehirler, yollar, dağlar, ormanlar da çevreyi oluşturur.

   Hayat ve çevre birbirlerine bağlı iki önemli unsurdur. Canlıların sağlıklı bir hayat sürdürebilmesi ancak sağlıklı bir çevreyle mümkündür. Günümüzün en önemli sorunlarından biri de çevre sorunudur. Bu sorun sadece bizleri değil tüm dünyamızı ve gelecek nesillerin sağlıklı bir çevrede hayata imkânlarını da tehdit etmektedir. Çevre sorunlarının ortaya çıkması insanların doğal dengeyi bozmasıyla başlamıştır. Doğal dengenin bozulması da çevrenin kirlenmesiyle gerçekleşmektedir. Çevrenin kirlenmesi ise katı, sıvı ve gaz halindeki kirletici maddelerin hava, su ve toprakta yüksek oranda birikmesi ile meydana gelir. Başlıca kirlilik çeşitleri: hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği, gürültü kirliliği ve radyoaktif kirlilik…

   Hava kirleniyor, denizler kirleniyor, ozon tabakası inceliyor, hayvan türleri yok oluyor. Bunlara sosyal çevrenin kirlenmesi ilave edilebilir: fakirlik, açlık, evsizlik, sokaklara terk edilen çocuklar ve diğer sorunlar…

   Çevremizi temiz ve güzel tutarak dünyayı yaşanabilir hâlde gelecek kuşaklara  bırakmak en değerli mirastır. Doğanın bizlere ihtiyacı yoktur fakat insanların doğaya ihtiyacı vardır. Sağlıksız bir doğada hayat düşünülemez. Doğayı, çevreyi korumak ve onu gelecek kuşaklara yaşanır bir şekilde bırakmak, hepimizin görevi olmalıdır. Çünkü gelecek ve çevre hepimizindir.

   Kendimiz için değilse bile geleceğimiz için çevremizi  koruyalım!